BİR TAYLAND HATIRASI: FARKIMIZ DUAMIZ | Bilal Saygılı Blog

TAYLAND SEYAHATİMDEN HATIRALAR

Resmi adıyla Tayland Krallığı’na, eski adıyla Siyam’a (Tayland) yaptığım seyahatim, Türkiye ve Ortadoğu’da resmi distribütörü olduğumuz NACHİ firmasından bir davet almamla gerçekleşti. NACHİ’nin Tayland’da otomotiv sektörünü ilgilendiren (Toyota) yeni tesisinin açılışına Saygılı Rulman firmamız adına beni de bekliyorlardı. Ben de bu tanıtım toplantısına icabet ederek hem NACHİ’nin yeni tesisini hem Tayland’ı gezme şansını elde ettim.

 

Seyahatimin odak noktası olan Tayland’daki NACHİ TECHNOLOGY (THAILAND) COMPANY LIMITED tesisini yerinde görmek heyecan vericiydi. Fabrikadaki yetkililer bütün tesisi bize gezdirdiler, böylece üretimi birebir görme şansım oldu. Fabrikanın üst düzey heyetiyle beraber verimli görüşmeler gerçekleştirdim. Bir NACHİ geleneği olarak ilk kez gidilen ülkede o ülkenin güzellikleri de misafirlere gösterilir. Tayland’da yeni tesisin açılışından sonra misafirlerle birlikte kısa da olsa şehir turu yaparak gezme fırsatımız oldu.

 

 

SÖMÜRGE OLMAYAN TEK GÜNEY ASYA ÜLKESİ

Geziye geçmeden önce ülkenin siyasi ve ekonomik geçmişine kısaca bir göz atalım isterseniz. Tayland, 19. yüzyıldan itibaren özellikle Avrupalı sömürgeci devletlerin baskısına rağmen Güneydoğu Asya’da sömürge yönetimi altına girmeyen tek ülkedir. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ise Batı yanlısı bir politika izleyen ve ABD’nin müttefiki olan Tayland, soğuk savaş dönemlerinde Kore ve Vietnam savaşlarına Batılıların safında yer alarak askerî destek sağladı.

1990’lı yıllara kadar zaman zaman askerî darbelere uğradı, askerî rejimlerle yönetildi ve bazen de seçime dayalı yönetimler iş başında kaldı. Bu yıllardan itibaren demokrasiye ve kalkınmaya önem veren Tayland; 90’lı yıllardaki tarımsal ürünler ihraç eden ülke konumundan, 2000’li yıllarda büyük ölçüde sanayi ürünleri ihraç eden ülke konumuna yükseldi. Tabii turizm sektörü de bu sırada gelişti.

 

 

Tropik adaları ve iklimi, Budist tapınakları ve kültür mirası ile her yıl binlerce turisti ağırlayan ülkenin en kalabalık şehri, aynı zamanda başkenti olan Bangkok.

Dünya Meteoroloji örgütüne göre Bangkok’un dünyanın en sıcak şehri olduğu söylense de diğer tropik şehirlerde olduğu gibi yağışlı, serin olduğu dönemler de var. Bizim serin olarak adlandırdığımız mevsimleri kasım ve şubat ayları arasında yaşanıyor. Muson yağmurlarına yakalanmadan rahatça gezmek için uygun zamanlar olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

İSLAMİYET ÜLKENİN İKİNCİ BÜYÜK DİNİ

Yaklaşık 10 milyon Müslüman nüfusun olduğu ve 4 bin caminin bulunduğu Tayland’da en büyük ikinci din İslamiyet. Sadece başkent Bangkok’ta 200 cami var. Bunlardan birisi olan Bang Uthit Camii’nin giriş kapısında Sultan II. Abdülhamid Han tarafından gönderilen Osmanlı devlet arması bulunuyor. Yüz yılı aşkın süredir Taylandlı Müslümanlara hizmet veren caminin Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilendiğini öğrendik. Allah, milletimizden ve devletimizden razı olsun! Rabbim, Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağlarının güçlendirsin! Diğer taraftan ülkedeki Malaylı Müslümanlara Budist Taylar tarafından yapılan baskılar da bir an önce son bulsun inşallah!

 

 

 

TAY MİMARİSİNİN GÜZEL ÖRNEKLERİ

Şehrin merkezi olarak kabul edilen Siam Meydanı etrafında kalacak otel, yeme içme yerleri ve alışveriş dükkânları bulabilirsiniz. Nüfusun büyük çoğunluğunun Budizm’i benimsediği Bangkok’ta neredeyse adım başı farklı içeriğe sahip bir tapınağa denk gelebiliyorsunuz.

 

 

Kentte Tay mimarisinin etkileyici yapılarından birini görmek isterseniz gideceğiniz ilk adres Wat Arun (Şafak Tapınağı) olacaktır. Bu tapınak Hindu şafak tanrısı olan Aruna'ya adanmış. Tapınağın en göz alıcı yanı Khmer stilinde yapılmış olan kulesidir. Ayrıca merdivenlerinden çıkıp şehri izleyebilirsiniz.

 

 

ALTINLA KAPLI, DÜNYANIN EN BÜYÜK BUDA HEYKELİ

Dünyadaki en büyük ve altınla kaplı (46m uzunluğunda 15m yüksekliğindeki yatan) Buda heykelini görmek isterseniz Wat Pho (Yatan Buda) tapınağına uğramalısınız.

Gezilecek yerlerin geniş alanlara yayıldığı Bangkok şehrinde uzun süreli kalamayacaksanız benim yaptığım gibi şehrin merkezinde bulunan müze, tapınak ve caddeleri dolaşabilirsiniz.

Benim yaptığım gibi tekne ile şehir turu yapabilirsiniz. Çok güzeldi, size de tavsiye ederim. Fakat seyahatinizin süresi uzunsa bölgenin doğasını keşfetmek için şehir merkezinden iç bölgelere doğru yolculuk yapabilirsiniz. Yerel kültürü tanımak ve uygun fiyatlı alışveriş yapmak için yüzen marketlere gidebilirsiniz.

 

 

 

 

DENİZ ÜRÜNLERİNDE VE MEYVELERDE SEÇENEĞİNİZ ÇOK

Gezilecek onca yerden bahsettikten sonra gelelim yeme içme kültürüne... Denizle iç içe bir ülke olduğu için tüm deniz ürünlerinin en tazesine ulaşabileceğiniz sokak satıcılarından lüks restoranlara pek çok seçeneğiniz mevcut.

Fotoğraf: Saçlı Meyve Rambutan

 

Bölgede evlerin ufak olmasından dolayı insanlar genellikle sokak satıcılarından yemek ihtiyaçlarını karşılıyor. Acı seven biriyseniz Bangkok mutfağını seveceğinizi rahatlıkla söyleyebilirim. Deniz ürünlerinden türlü soslu tavuk ve et çeşitlerine neredeyse her lezzette acı olmazsa olmazları. Gündüz tarihi yerleri dolaşırken karnınız acıkırsa sokakta taze tropik meyvelerle donatılmış sokak satıcılarından alışveriş yapabilirsiniz. Ben saçlı tropik bir meyve olan rambutanın tadına baktım, gayet yumuşak ve hoş bir tadı var, sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum.

 

 

En meşhur tatlılarından biri Mango Sticky Rice’ı da denemenizi öneririm. Yapışkan lapa gibi pirincin üzerine hindistan cevizi kreması gezdirilip mango ile servis ediliyor. Farklı lezzetler tatmayı sevenler için Tayland’ın ideal bir lezzet bölgesi olduğunu söyleyebilirim.

Bu gezi yazımızda Tayland’dan aktaracaklarım bu kadar. Bir sonraki seyahat yazımızda görüşmek dileğiyle…