DÜNYADA GÜVEN PROBLEMİ YAŞIYORUZ | Bilal Saygılı Blog

DÜNYADA GÜVEN PROBLEMİ YAŞIYORUZ

Bugün insanlık olarak küresel ölçekte bir güven ve huzur bunalımı yaşıyoruz. İnsan insana güvenmemeye başladı. Dost dosta, kardeş kardeşe, komşu komşuya güvenini kaybetmeye başladı. Ve insanlık bu huzur ve güven ihtiyacını karşılamak için olağanüstü yollara başvurmaya başladı.

Teknolojinin bütün imkânları seferber edilmeye çalışılıyor. Bugün güvenlik sorununu çözmek için korkunç silahlar üretiliyor. Güvenlik adına ülkeler sınırlarına dev güvenlik duvarları örüyor. Artık neredeyse tüm kamusal alanlar hatta özel alanlarımız kameralarla izleniyor, kayıt altına alınıyor.  Güvenlik sorununu çözmek için caddeler, sokaklar, iş yerleri, alışveriş merkezleri, hava alanları kameralarla donatılıyor. İnsanlık bir güven krizi yaşadığı için çiplerle her yer kontrol edilmeye çalışılıyor. Güven sorununu çözmek için parmak izleri kaydediliyor. Her insana kuşku duyularak bakıldığı için retina göz okuma sistemleri devreye sokuluyor. Bütün bu tedbirler alınıyor ancak bunlara rağmen dünyamızda güven sağlanamıyor. Kuşkular, korkular, endişeler, tedirginlikler ortadan kalkmıyor. Güven problemi artarak devam ediyor. Güven tesisi için üretilen çözümler yetersiz, kadük kalmaya devam ediyor.

BİRBİRİMİZE GÜVENMEYE İHTİYACIMIZ VAR

Günümüzde Müslümanlar olarak her zamankinden daha fazla sevgiye, birliğe, kardeşliğe, dayanışmaya ve birbirimize güvenmeye ihtiyacımız var.

Dünyanın, tabiatın, coğrafyamızın ve toplumda yara alan güven duygusunun yeniden tesis edilmesi için her bir kardeşimize büyük görev düştüğünü görüyoruz.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) mü’mini; “malları ve canları konusunda kendisine güven duyulan kişi” ( Tirmizî İman 13; Nesai İman 8) olarak tanımlıyor. Güvenilir olmak imanın gereği olduğunu biliyoruz. Müslüman olmak güvenilir olmaktır. Müslüman kendisinden emin olunan kişidir. Bizler “el-Emin” sıfatını taşıyan Hz. Peygamber’in ümmetiyiz.

Dünya düzenin dayatmış olduğu sosyo-ekonomik hayatta Müslümanların içerisine ekilen fitne vb. oyunlarla birlikte, bugün birçok olumsuz hadiseyle karşılaşıyor karşımızdaki kişiyle kurduğumuz güven ilişkisinden emin olamıyoruz. Bizler akıl süzgecimizden geçirerek Müslüman kardeşimize güvenmek, ona değer vermek durumundayız. Kendisine değer verildiğini gören insan, kamera karşısındaki iş yapma biçimini bir kenara bırakarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacaktır. Kendisine saygı duyulan insan, aklı ve vicdanı ile hareket ederek topluma faydalı olmaya gayret edecektir. “Güvenilir insan” emaneti korur, iyi niyetlidir, yardım severdir, sır saklar. “Güvenilir insan” Allah için sever ve korkar, merhametlidir, dürüsttür, borcuna sadıktır. Tıpkı “MÜSİAD” ailesinde olduğu gibi emin ve güvenilir olmak, saygı ve bilgiye hürmet etmek, kardeşlik ve sadakatle adanmışlık, adaletle hükmetmek Müslümanca birlikteliğimizi bir arada tutan değerlerimizdir.

İNSAN İNSANIN YURDUDUR

İnsanlığın “güven” ihtiyacını karşılamak için teknolojinin en ileri ürünlerinin dahi yeterli olmadığını müşahede ediyoruz. Batı’nın “Homo homini lupus” yani “İnsan, insanın kurdudur” felsefesini yıkarak “İnsan, insanın yurdudur” ilkesi etrafında insanlığı özüne dönmeye taşıyacak adımlar atmamız, güzel bir dünya inşa etmemiz elzemdir. İyinin, güzelin, faydalı ve adil olanın insanlığın yurdu olması için ufkumuzu ve umudumuzu arttıralım. Güven duygusunun en önemli temel taşlarından biri olan kardeşini kendin gibi görme ve kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkası için de yapmama kuralını “kardeşlik ilkesi” çerçevesinde hayatımıza yansıtalım. Çünkü ancak böyle bir toplumda insanların birbiri ile olan ilişkileri güven üzerine olur. Fertleri birbirine güvenen toplumda kitleler arasında da güven ve itimat duygusu hâkim olur. Güven toplumunu güvenilir insanlar kurarlar.

Mevlânâ’nın şu güzel sözü ile yazımı noktalamak istiyorum: “Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları da vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir.”

Rabbim bizleri de kendisinden misk kokusu yayılan ve tüm insanlığa güven veren Müslümanlardan eylesin! (Amin!)