BİLAL SAYGILI CAMİİ AÇILIYOR | Bilal Saygılı Blog

BİLAL SAYGILI CAMİİ AÇILIYOR

İzmir Bornova ilçesinde, Ege Üniversitesi girişinde, Manisa kavşağında yapımı tamamlanan Bilal Saygılı Camii, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 22 Kasım 2019 Cuma günü, saat 12.00’de cuma namazına müteakip düzenlenecek programla ibadete açılıyor.

Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nde yer alan iç kitabesinde cami şöyle tanıtılıyor:

“Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.” (Tevbe 9/18) buyurarak, cami yaptırmanın ve camilere hizmet etmenin ancak müminler tarafından îfâ edilebilen faziletli bir amel olduğu bildirilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) de “Kim, (Allah rızâsı için) bir mescid yaparsa, Allah da ona (cennette) onun benzerini yapar.” (Buhârî, 450. Müslim, 533) buyurarak cami inşasına Müslümanları teşvik etmiştir. Bununla birlikte Yüce Rabbimiz “İlk günden takvâ temeli üzerine kurulan mescid, içinde namaz kılmana daha uygundur.” (Tevbe 9/108) buyurarak camilere hizmette gönülden samimi bir niyete kıymet verdiğini de bizlere beyan etmiştir.

Yeryüzündeki ilk mescid Kâbe’dir. İnşâ edilen tüm mescidler ise Kâbe’nin birer şubesidir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) kurduğu ilk müessese de mescid olmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret ettiği zaman ilk olarak mescid inşa etmiştir.  Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın adı anılan, sabah akşam tesbih edilip namaz kılınan evler” (Nûr 24/36) olarak tabir edilen camilerin asıl fonksiyonları mâbed olmalarıdır. Bununla birlikte ilk dönemlerde mescidler idare, eğitim ve öğretim gibi farklı maksatlar için de kullanılmıştır. Camilerin dinî ve sosyal hayattaki mühim yeri sebebiyle Müslümanların hayatları da cami merkezli olmuştur. İslam toplumları inşa ettikleri şehirlerde sosyal müesseselerini camilerin etrafında yaparak külliyeler oluşturmuşlardır. Cami ve külliyeler gelişerek bilhassa 16. asır Osmanlı Devleti’nde mütekâmil seviyeye ulaşmıştır. Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi de bu anlayışla inşa edilmiş, asırlardır süren bu geleneğin devamı niteliğinde örnek bir eser ortaya konulmuştur.

Caminin bânîsi İzmirli hayır sâhibi iş adamı Muhammet Bilal Saygılı’dır. Bu caminin temeli, Bilal Saygılı’nın 1981 yılında Amasya Merzifon İmam Hatip Lisesi’nde öğrenci olduğu ilk gençlik yıllarında yaptığı halisâne müstecab duası ile atılmıştır. İnşaatına Mart 2016’da başlanılan cami, Ekim 2019’da tamamlanarak hizmete açılmıştır.

İzmir Bornova’nın en nadide yerlerinden biri olan Ankara yolu kenarında, Ege Üniversitesi kampüsü yanı başında inşa edilen Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi, simgesel mimarîsi ile güzel İzmir’e damgasını vuran eserlerden biri olmuştur.

Caminin Mimarî Üslûbu ve Teknik Özellikleri

Bilal Saygılı Camii, 16. yüzyıl Klasik Osmanlı mimarî sanat anlayışı ve üslûbu esas alınarak tasarlanmıştır. Projenin müellif mimarı yurt içinde ve yurt dışında İslâm mimarisi ile ilgili önemli projelerde imzası olan Mimar Necip Dinç’tir.

Caminin projelendirilmesi günümüzün ihtiyaçları nazara alınarak yapılmış, uygulamada çağımızın teknik imkânlarından azamî istifade edilmiştir. Tasarımında Sultan Ahmet Camii’ndeki merkezî plan şeması esas alınmış olup; bir ana kubbe, dört yarım kubbe, dört köşedeki kubbeler, yarım kubbelerin tamamlayıcısı dokuz çeyrek kubbe, üç cihetteki mahfil katını çevreleyen on beş kubbe, ana giriş cephesindeki beş revak kubbesi ve çifte minaresiyle camiye ehrâmî silüet kazandıran bir terkip kurulmuştur. Cami, bu abidevî terkibiyle bulunduğu bölgeyi taçlandırmıştır.

Caminin içinde ve dışında sadelik esas alınmış olup geçişlerde ve nokta tesiri yapan yerlerde incelikli detaylar hassasiyetle uygulanmıştır. İnsanı rahatlatan, sükûnet veren bu sadelik içerisinde klasik sanatlarımızın sıralamasında hiyerarşik bir mertebe takip edilmiştir.

Tezyinat ve nakış işlerinde, bu sanatın zirvesi olarak kabul edilen 16. asrın zevk-i selîmi ve renk uyumu esas alınarak Kara Memi ekolü takip edilmiştir. Orijinal tasarımlarla bu sanatın nadide örnekleri ortaya konulmuştur.

İslâm mimarisinde en önemli geçiş unsuru olan mukarnaslar, muhtelif kotlarda çepeçevre dolaşan profilli kuşaklar, kurtağzı geçişler, pencerelerin etrafını dolaşan profiller, caminin mimarî dokusunu vurgulayan ve zenginleştiren unsurlardır.

Cami taş kaplama işleri klasik üslupta yapılmıştır. Cami kaplamasında Yozgat Şefaatli Beyaz kireç taşı ve Ankara andezit taşı, çevre duvarlarında ise Manisa Andezit taşı kullanılmıştır. Minareler Masif Yığma tekniğinde kalın taşlarla yapılmıştır. Cami iç kaplaması, fil ayak bitimine kadar yapılarak cumhuriyet döneminde görülmeyen şahsına münhasır bir uygulama olmuştur.

Pencere biçimli panolarda ve pencere aynalarında, mihrap cephesinde üzerinde âyetler bulunan ve diğer cephelerde desenli olan çiniler yer almaktadır. Bu çiniler Sır Altı tekniği ile imal edilmiştir. Çini panolarda, bahar dalı, rûmî ve hatâyî desenler ve yazılarla kompozisyon kurulmuştur. Desen ve renk anlayışında yine Kara Memi ekolu takip edilmiştir.

Pirinçten yapılmış avizeler klasik Osmanlı avize tasarımından esinlenilerek özel olarak hazırlanmıştır. Aydınlatmada avizelere ilaveten, iç mekânlarda gizli aydınlatma ürünleri de kullanılmıştır. Böylece caminin bütün mekân dokusundaki kademelerin ayrıntılı olarak görülebilmesi imkânı sağlanmıştır. Dış aydınlatması ise bütün dış mimarîyi okutabilecek şekilde ayarlanmıştır. Hacimsel kitlesini ve silüetini açığa çıkaran bu aydınlatma sistemi sayesinde, cami Bornova Manisa kavşağında parlayan bir yıldız gibi âdeta bir ışık şöleni sunmaktadır.

Taç kapı, yan kapılar ve tâlî kapılar kündekâri ahşap işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır. Çivisiz, tutkalsız, zıvanalı ve geçmeli teknikle imal edilen bu kapılar yaklaşık bir yıllık çalışma ile yüzlerce parçanın birleşmesi sonucu tamamlanmıştır.

Camide mihrap cephesinde, ana kubbede, aslan göğüslerinde, kapı ve pencere aynalarında yazılı olan altın varaklı yazılar hat sanatının nadide örneklerinden olmuştur.

Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nde bulunan bütün kubbeler, çatılar ve saçaklar, iki milimetre kalınlığında özel olarak imal edilen saf kurşun ile kaplanmıştır.

Mihrabın üzerindeki fevkalade müzeyyen ve müzeyyen pencerelerde renkli cam kompozisyonları kullanılarak yukarıdan aşağıya doğru renk armonisi ile süzülmesi sağlanan ışıklarla caminin tüm mekânlarında homojen bir aydınlık temin edilmiştir.

Caminin mermer işlerinde Marmara Mermeri kullanılmıştır. Mihrap, minber, kürsü, müezzin mahfili, taç kapı, şah kapı, yan kapılar, tâlî kapılar, sütunlar, kemerler, pencere söveleri ve alınlıkları ile korkuluklar lekesiz Marmara Mermeri’nden yapılmıştır. Kemerlerde ve yan kapılarda kısmen Kütahya Siyahı da kullanılmıştır. Mukarnaslar, yazılar ve oyma kabartma desenler el işçiliği ile yapılmıştır.

Caminin aydınlatma ve iklimlendirme sistemi, teknolojinin imkânlarından azamî derecede istifade edilerek özel olarak yapılmıştır. Caminin içinde ve dışında homojen ses düzeninin sağlanabilmesi için teknolojinin gelişmiş ürünleri kullanılmıştır. Caminin halısı ise alev almaz Yeni Zelanda yününden dokutulmuştur.

Cami ve Külliyenin Ölçüleri ve Kapasitesi

7500 metrekare bir alanda kurulu olan Bilal Saygılı Camii’nin kubbe yüksekliği 28 metre, minare yüksekliği ise 50 metredir. Yan mahfiller hariç orta açıklık 24 metre olup cami ferah bir mekâna sahiptir. Camide kapalı alanda ortalama 3000, açık alanda 4000 olmak üzere toplam 7000 kişinin birlikte namaz kılma imkânı mevcuttur.

Cami her yönüyle tam donanımlı şekilde planlanarak herkesin rahat ve huzur içinde ibadetini yapabileceği şekilde dizayn edilmiştir. Minare kürsülerinin içerisindeki asansörler ve rampalı yollarla engellilere ve yaşlılara kolay ulaşım imkânı sağlanmıştır. Hanımların mahfil katına rahatlıkla çıkabilmeleri için tali kapılar mevcuttur. Açık namaz mekânları, şadırvan, bay ve bayan abdesthaneleri, oturma yerleri ve çocuk oyun alanları tanzim edilmiştir.

Bilal Saygılı Camii’nin 1500 metrekarelik alt katı çok amaçlı bir kültür merkezi şeklinde tasarlanmış, sosyal ve kültürel faaliyetlerin icrâ edileceği mekânlar oluşturulmuştur. Bu katta konferans salonu, klasik sanatlar için çalışma ve sergileme mekânları, aşevi, çay ocağı, çocuk bakım odası ve çeşitli ihtiyaçlara cevap verebilecek üniteler mevcuttur.

Caminin Yapımında Çalışan Sanat Erbabı ve Ustalar

Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nin yapımında, sahasında uzman ve sanatında temâyüz etmiş sanat erbabı ile çalışılmıştır.

Caminin hatları, hat sanatında usta bir isim olan Hattat Ferhat Kurlu tarafından yazılmıştır.

Nakışlar, usta işçiliği ile Nakkaş Akın Gülseren tarafından çizilmiş ve uygulanmıştır.

Müzeyyen, fevkalade müzeyyen ve elvan pencereler üstad Abdulkadir Aydın tarafından yapılmıştır.

Mukarnaslar, Osmanlı mukarnas işçiliğinin en iyi uygulayıcılarından merhum usta Ali Turan’ın talebelerinden olan sanatkâr Bahattin Havranlıoğlu tarafından yapılmıştır.

Çini panolar ve alınlıklarındaki desenlerin çizimi ve renklerin seçimi usta Desinatör Mehmet Koçer tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çini panolar ve alınlıklar, Altın Çini tarafından imal edilmiştir.

Kündekarî kapılar, alanında ender ustalardan Ahmet Yılçay tarafından uygulanmıştır.

Taş işçiliği usta sanatkâr Faris Arslan, mermer işleri ise Osmanlı geleneğini liyâkatle devam ettiren Klasik Mermer tarafından yapılmıştır.

Caminin kaba inşaatı usta sanatkâr Ali Savcılı, ahşap pencereleri Seyit Işık, sıva işçiliği usta Sadık Kazak, ses sistemi Erdal Kara, avizeleri İlyas Çiçek, aydınlatma sistemi Coşkun İnsel, bahçe aydınlatması Safa Narlı, sosyal tesis katı ahşap işleri Metin Kıran, havalandırma sistemi Cüneyd Dayhan, elektrik işleri Hasan Yol ve halı işleri Mustafa Gülseven tarafından gerçekleştirilmiştir.

Caminin Teknik Heyeti

Mimari Proje Müellifi ve Teknik Müşavir Mimar Necip Dinç, Şantiye Müdürü İnşaat Mühendisi Hüseyin Arslan, Şantiye Genel Sorumlusu Yusuf Güney ve Şantiye Mimarı Mimar Haşmetullah Sultani’dir.

Teşekkür

Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nin yapımında emeği geçen başta İzmir Valimiz Erol Ayyıldız Beyefendiye, tüm kurumlara, kişilere, sanat erbabına ve manevi desteklerini esirgemeyen gönül dostlarına teşekkür ederiz. Allah hepsinden razı olsun. Ecdadımızın tarihe nakşettiği eserler gibi bu eserimizi de sadaka-i câriye olarak rızasına vesile kılmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz. Camimiz güzel İzmir’imize hayırlı olsun.”